TERİM DENEDİ AMA OLMADI

0
231

Futbol malum, ‘topu gezdirme’ temelli bir oyundur. Topla daha az haşır neşir olup pratik oynayarak sonuca ulaşan takımlar da yok değil ama topu oynatmayı becerenlerin kazanma ihtimali her daim daha yüksek.

Dün akşam ilk yarı boyunca oyunda sakin kalıp topu paşlaşarak ayağında tutan takım bizimki değildi! Ukrayna, gerek top bizdeyken gerekse ayaklarına aldıklarında takım mesafesini koruma konusunda ders niteliğinde periyotlar gösterdi. Öyle ki, bir ara ‘tiki taka’nın Kuzey versiyonunu izler gibiydik. Sahanın her yerinde sürekli hareket ederek pas trafiğinin içindekalan Ukraynalı oyuncuların yarattığı pozisyonlar ve kaçırdıkları düşünüldüğünde devre arasına dramatik bir skorla gidebilirdik.

Devre boyunca biri gol olan iki duran top dışında bir varlık gösteremediysek bu, sahaya sürülen oyuncuların pozisyonlarıyla doğrudan ilgiliydi. Örneğin Enes… Pozisyonunda etkisizdi ve bu etkisiz hâl Cenk’i de Emre Mor’u da verimsiz kıldı. Bir diğer örnek takımla çok az zaman geçiren Ömer Toprak. Stoper mevkii ‘iki kişiliktir’ ve burada uyum esastır.

Bireysel beceriyle

Oyuncunun teknik özellikleri kadar ‘vücut dili’, ‘bakış’, ‘konuşma’ bu bölgede uyumu sağlayan olmazsa olmazlardır ve bunlar için bir arada çok zaman geçirmek gerekir. Bu, bizim açımızdan önemli handikaptı ve yenilen ikinci golde önemini gösterdi. İkinci yarıya başlarken yapılan Tolga/Kaan değişikliği de oyuna hükmetme konusunda 70. dakikaya kadar ciddi bir fark yaratamadı.

Orta sahanın iki kenarını Yarmolenko ve Konoplyanka, hücumu da Artem Kravets’le tahkim eden Shevchenko, oyunu başından sonuna elinde tutmayı hedefledi ve son periyot hariç önemli oranda da başardı… Onlar tavizsiz oyun anlayışlarıyla sonuna kadar aynı şeyleri denediler. Milli takım ise ağırlıklı olarak ‘bireysel beceri’ ile işini halletmeye çalışan bir görüntüdeydi.

Penaltıyı almayı başardı

O nedenle pozisyon değilse bile özellikle en öndeki Cenk’in, Çalhanoğlu ile kurduğu olumlu bağ maçın skorunu da belirledi. Bir topu da direkten dönen Cenk, ne yaptı etti penaltıyı almayı başardı. Son dakikalarda biraz da ‘can havli’ makamımda yüklendikçe yüklendik ve özellikle uzatmalarda yakalanan serbest vuruşlarla tabelayı değiştirmeye gayret ettiysek de olmadı.

Bizim açımızdan önemli bir not, maçın en görünen karakteri olan kalecimiz Volkan Babacan’ın performansıydı. Bu, takım olarak düzenimiz, ritmimiz, teorimiz, uygulamalarımız hakkında çok şey anlatıyordu kuşkusuz. Neticede Fatih Terim, değişik zamanlarda değişik örneklerini hepimize yaşattığı belirsizlik, atışma, tartışma, gerilim ortamında bir şey denedi ama olmadı! Artık hepimiz ‘önümüzdeki yeni tartışmalara ve gergin günlere bakacağız’!…

Cem DİZDAR / Fanatik

Yorumlar

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER