nilay
nilay

Eskişehirspor kalecisi Ruud Boffin, 5 haftada 4 penaltı kurtardı. Üzerine de geçen hafta 70 metreden Ümraniyespor’a gol attı ama 1. Lig’in yayını olmadığı için kimse bunu göremedi. Amatör çekimi sosyal medyaya düştü de, bu golü izleme şansı bulduk.

Eskişehirspor ile Boluspor arasında oynanan son lig maçına cezası sebebiyle alınmayan ev sahibi ekibin taraftarları, stadın dışından yerde yatarak maçı izledi. Çünkü taraftarın başka türlü maçı izleme şansı yok. Çünkü ligin yayını yok.

6 haftası tamamlanan TFF 1. Lig yayınlanmamaya devam ediyor. Ancak Eskişehirspor Başkanı Halil Ünal’dan öğrendik ki, yayınlanmayan ligin yayın gelirleri TFF tarafından ödeniyormuş. TFF’miz zaten kendini futbolun gelişiminden, tribünlerin halinden falan sorumlu görmüyor. Tek bildikleri prim ve yayın geliri dağıtmak(Onu da ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar ki, Milli Takım’da yaşanan problemler ortada).

Sus payı

Belki hatırlarsınız geçen yıl TMSF yönetimindeki Digitürk, satış sürecinden dolayı Süper Lig takımlarına 200 milyon TL’lik ödemeyi yapmamıştı. TFF, kendi kasasından kulüplere 150 milyon TL ödeyerek, transfer döneminde yaşanan bu sorunun krize dönüşmesini engellemişti. Çünkü ödeme olmasa krize girecek kulüpler, TFF’yi de krize sokacaktı.

İşte bu sezon da, sponsorsuz 1. Lig’in takımlarına olmayan yayının gelirini dağıtarak, kendince kriz çözüyor TFF. Kulüplerin kazan kaldırmaması ve onların o koltuklarda oturmaya devam edebilmesi için para dağıtmaktan başka çare mi var?..

Oysa!

Türkiye Futbol Federasyonu 01.06.2015-31.05.2016 dönemi Denetleme Kurulu Raporu’nun sonuç bölümünde “Nakit akımda 114.644.232 TL açığa düşülmüştür. Gelir fazlası vermemize rağmen nakit açığı yaşanmaması için tahsilatların sıklaştırılması ve iyi izlenmesi gerekmektedir”deniyor.

Bu ne demek? “Giderden fazla gelir var. Ama paralar dağıtıldığı için nakit yok” demek. TFF’nin nakde sıkışıklığının muhtemel nedenleri ise 1. Digitürk’ün ödemediği yayın parasını kulüplere TFF’nin ödemesi, 2. Milli takım primleri, 3. Dünyanın en pahalı milli takım teknikdirektörünün maaşı.

TFF Başkanı Yıldırım Demirören, öncesinde 8 yıl yürüttüğü Beşiktaş Kulübü Başkanlığı’nda yaptığı 84 transferle kulübü borç batağına sokmuştu. TFF’ye başkan olduğunda “Allahtan orada transfer yapılmıyor. Orayı da batırırdı” diye yazmıştım. Kafasına göre dağıttığı paralarla sanırım onu da başaracak.

Tahkim Kurulu’nun işi ne?

10 Eylül 2016 Cumartesi günü oynanan Elazığ-Ümraniye U-21 maçının ardından çıkan olaylarda hakem Yusuf Aydın, Elazığsporlu 9 futtbolcuya kırmızzı kart göstermiş. Prrofesyonel Futbol Disiplin Kurulu raporda adı geçen sporrculara ve Elazığspor Teknik Sorumlusu Ender Çınar’a 5 ila 10 maç arasında değişen cezalar verrmiş. Kulüp, 5 maç ceza alan Berk Yıldız ile ilgili olarak Prrofesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na itirazda bulunmuşş, Tahkim Kurulu da bu itirazı reddetmiş.

Buraya kadarı bildiğimiz, olağan işleyiş. Olağan olmayan durum ise şu:

Ümraniyespor U-21 Takımı Teknik Sorumlusu Şenol Demir, Berk Yıldız hakkında, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu Başkanlığı’na bir dilekçe gönderrmiş. “Rakip takım futbolcusu Berk Yıldız, bahsedildiği gibi hem takımımız oyuncularına, hem de hakemlere saldırıda bulunmamıştır. Akssine futbolcu Berk Yıldız olayları yatıştırmak için elinden geleni yapmaya çalışmıştır” denilen dilekçeye rağmen Tahkim Kurrulu Berk Yıldız’ın cezasını oybirliğiyle onamış.


Hukuksuzluk Kurulu

Görrünen o ki, Tahkim Kurrulu ya dilekçeyi okumammış ya da umursamamış.

Bir kurul düşünün!

Adı hukuk kurulu olsun, ama kendisi hak yesin, dilekçe bile okumaktan aciz olsun.

Hangi birini sayayım?? Rakip takım teknik direktörünün ciddiye alınmaması mı, doğru düzgün disiplin soruşturrması yapılmaması mı, olayları yatıştırmaya çalışan bir futbolcunun yok yere ceza alması mı?? Yaşananlar nereden baksanız tutarsızlık, nereden baksanız…

Olay, U21 mevzusu olsa da, TFF’de işlerrin nasıl yürüdüğünü, hukuk kurullarının nasıl işlemediğini, “ben yaptım oldu” zihniyettinin her yerde hakim olduğunu açıkça gözler önüne seriyor.

Yorumlar

Paylaş