Futbol dünyasının içinde 50 yıldan bu yana varım. Taraftar, futbolcu, yönetici kimliğimle sürekli Türk futbolunun hizmetinde olmaya çalıştım. Doğru ne ise onun yanında olmaya gayret ettim. Hep şunu savundum; bu ülkenin genç yeteneklerine inanın ve gelin Türk futbolunu, futbolun içinden gelenlerin yönetmesini sağlayalım.

Ve en önemlisi; futbol bir eğlence ise keyfini çıkaralım, yenilen yeneni tebrik etsin, hep birlikte bu coşkuyu yaşayalım.
Başkanlık yaptığım dönemlerde oldu ama benim için en büyük apolet Süleyman Seba’nın beni BJK kongre üyesi yapmasıdır. Lafımı hiç esirgemedim, sağ olsun futbolseverler, gittiğim her yerde büyük saygı gösteriyorlar.
Geçtiğimiz ay bir radyo programında Beşiktaş yönetiminin transfer politikasını bazı yönleriyle eleştirdiğim için BJK Haysiyet Divanı’na verildim. Gerekçe olarak, Beşiktaş yönetimini hedef alan açıklamalarım olarak belirtilmiş. Yazıyı ilk okuduğumda gözlerime inanamadım, birilerinin bana şaka yaptığını zannettim.

Eleştiriyorum çünkü…
Türk futbolu ve Beşiktaş’taki yanlışları eleştiriyorum. Maalesef ülkemiz futbolu ve kulüplerimiz iyi yönetilmiyor. Eleştiriyorum, çünkü Beşiktaş’ın geleceğinden endişe ediyorum. Sadece ve sadece günü kurtararak bir adım bile gidemeyiz.
Beşiktaş’ın 4-5 ay rakamlarına göre 1.5 milyar lirayı aşan bir borcu var. Bu borcun büyük kısmı bankalara olduğundan Beşiktaş inanılmaz bir faiz yükü altında…
Evet eleştiriyorum; Seba 2000 yılında sadece 6 milyon dolar borç bırakmıştı ve Fulya Beşiktaş’ındı. Maalesef Seba’ya hakaret eden zihniyet 16 yıldan bu yana kulübümüzü bugünlere getirdi!

Beşiktaş’ın neferiyiz
Her zaman söylüyorum, ‘Sen, ben yok;
Beşiktaş var’… Vardar Ailesi olarak Beşiktaş’ın birer neferiyiz. Doğruyu söylediğimiz gibi, yapılan yanlışlara da değineceğiz.
Türk futbolu ve Beşiktaş’a her zaman hizmet etmeye hazır bir gönüllü olarak her zaman doğruları söylemeye devam edeceğim.
Beni kimse yıldıramaz.
Tek başıma kalsam da benim için öncelik Beşiktaş ve Türk futboludur.
Sevgi ve saygıyla kalın.

Sinan VARDAR / Fotomaç

Yorumlar

Paylaş