Cem Dizdar
Cem Dizdar

Bu işin mimarı, mühendisi de bunca olumsuzluk arasında kuşkusuz ki, Şenol Güneş. Bu beraberlikle Napoli’den dört puan çıkaran takımıyla gruptan çıkmak için muazzam bir avantaj yakaladı. Beşiktaş artık bir Şampiyonlar Ligi takımı olmuştur.

İtalya’daki maçın ilk yarısının aksine Beşiktaş’ın yüksek güvenlik duvarı, Avrupa’nın pas kalitesi yüksek ve akın sürekliliği olan takımlarından Napoli’yi etkisiz hale getirdi. Aslında bu durum biraz da ‘istemeden’ gerçekleşti. Sakatlanan Tosiç’in yerine sahaya sürülen Cenk’in etkisiyle oyunun yönü değişti. Cenk, rakip stoperler Koulibaly ve Maksimoviç’e baskı uygulayarak Napoli’nin oyun kurmasını engellerken, Beşiktaşlı oyuncular da birbirleri arasındaki mesafeyi titizlikle korumayı bildi.

Marifetli Oğuzhan

Bu disiplinli savunma sayesinde 20’li dakikaların ortalarında oyun Beşiktaş’a döndü. Öyle ki, Napoli tüm devre boyunca bir iki cılız girişim dışında varlık gösteremedi. Gol bulabilirler miydi, belki evet… Peki biz?Öndeki baskının rahatlattığı İnler/Atiba hattında ele geçirilen toplarla süratle tehlike bölgesine akmaya çalıştı Beşiktaş. Bu dilimde bir kez direğe takıldı, tehlike içeren bir şut buldu, bir iki de tehlikeli pozisyon yarattı. Şampiyonlar Ligi’nde bundan fazlasını beklemek hayalperestlik olur. Bu ligde seviye atlamak için ‘hayal’ elbette ihtiyaç ama ‘hayalperestlik’ doğrudan hüsran demektir!…

Zaman…

Beşiktaş ikinci devreye de aynı ‘güvenlik perdesi’ aynı temkinle başlayıp öyle de devam etti. Rakibe tempo yasaktı! Böylece enerjiden de tasarruf ediyorlardı. 60’a ulaşıldığında dengede giden oyun için ilk önce Sarri hamle yapıp içeri Mertens’i attı. Geri adım atmayacağını işaret eden Güneş’in yanıtı marifetli Oğuzhan oldu.
Dakikalar 75’e ulaşmıştı ki kendi liginde de genellikle oyunun son bölümünü daha iyi oynayan Beşiktaş vitesi yükseltip oyuna şöyle bir volüm verdi. Ve, iki penaltı itirazı olan pozisyonların ardından penaltıyı da bulup tabelayı değiştirdi ancak Hamsik’in golü Beşiktaş’a oyunu koparacak zamanı tanımadı.

Tribün coşkusuyla

Başta belki de kariyerinin en olgun periyodunu yaşayan Quaresma olmak üzere Beşiktaşlı tüm oyuncular dün akşam olmaları gereken seviyedeydi. Bu işin mimarı da mühendisi de bunca olumsuzluk arasında kuşkusuz ki, Şenol Güneş. Bu beraberlikle Napoli’den dört puan çıkaran takımıyla gruptan çıkmak için muazzam bir avantaj yakaladı. Bu olgunluk seviyesi Benfica ve Kiev maçlarında uğrasa uğrasa ancak bir kazaya uğrar!.. Beşiktaş artık bir Şampiyonlar Ligi takımı olmuştur… Hele de İnönü’deki tribün coşkusuyla. Futbolu yükseltecek şey tam da budur; tribün!..

Fanatik / Cem Dizdar

Yorumlar

Paylaş